Bu soruya Türk halkının verdiği cevaplar 4 şekilde oluyor.
1) Evet var . Basit organizmaların hayatta kalması için gereken ortamların sağlandığı yerler vardır.
(%1 civarı en bilgili ve başarılı kesim)
2) Var abi var . Mısır piramitlerini bile onlar yapmış.
( %20 civarı. Az da olsa başarılı kesim. genelde uzaylı diye tabir edilen şeyin koca kafalı , uzun gözlü , 2 elli , 2 bacaklı yaratıklar olarak hayal eden yine de ümitsiz olmayan kesim )
3) Cenab-ı Allahın yaratma gücü sonsuzzz
( %60 civarı . Kaderci kesim. Bunlara göre her şeyin Kur-an da açıklaması vardır. Bişey söylersin . Aaa o zaten Kur-an da yazıyor derler. Hiç inanmayana göre iyi bir kesim)
4) Yok lan ne uzaylısı yürü git
( %29 civarı. Bunlar inanmaz. Mavi yer küremize sadık kesim)
Neyse efendim konumuza dönelim. Şu uzaylı meselesi insan oğlunun hayatı boyunca kurcaladığı konu olmuş. Yok Maya tapınaklarında uçan daire varmış, yok zıttırı uygarlığında UFO lar uçuşmuş falan falan . Tabi daha bilimsel olsak iyi olurdu. Her neyse, SSCB ile başlayan uzay yarışı ABD nin atakları ile gidip gelen bir mücadeleye dönüştü ama her zaman ki gibi ABD kazandı. Bu konuda halen en başarılı çalışmalar hiç kuşkusuz NASA tarafından yapılıyor. Geçen televizyonda astronotlarla dalga geçen tüpçülerimizin reklamı vardı . Ne başarılı . Elalem uzay mekiği yollar. Biz tüpçü yollamışız . Bir de dalga geçiyoruz. Elin Amerikalı adamı uzayda Türkçe konuşacak sanki. Neyse konudan çok saptım.

Şimdi, uzay denen bir boşluk var. Bu devasa boşlukta (dikkat edin sonsuz demedim . Çünkü uzayın sınırları olduğu kanıtlandı . Sınır derken big-bang patlamasından beri sürekli genişleyen sınırlar) bizim şirin mavi gezegenimiz dünya, güneşin etrafında bıcır bıcır dönüyor. Peki evren ne kadar büyük ? Ya da ne kadar gezegen veya yıldız var ? Şimdi öncelikle galaksi tanımını yapalım. Galaksiler, gezegenlerin veya yıldızların bir araya gelerek oluşturdukları sisteme, daha basit haliyle kümeye veya gruba deniyor. Bizim şirin mi şirin dünyamız Samanyolu galaksisi adı verilen sisteme dahil. Aha yukarda resmi var. Dünya o sarmal kolların birinde toz zerresi kadar. Ortadaki parlak şeyin ne olduğu bilinmiyor. Kimisine göre büyük bir kara delik.
Pekiiii kaç tane gezegen var Samanyolu galaksisinde ? Tahmin edin ? Edemezsiniz zorlamayın. Yaklaşık 400.000.000.000 (dört yüz milyar) a kadar gezegeni barındırdığı söylenmekte . Evet şaka değil . Ama bitmedi . Uzayda tahminen 100.000.000.000 (yüz milyar) galaksi olduğu tahmin edilmekte . Pekiiiii her bir galaksi, ortalama dört yüz milyar gezegene sahip olsa ? Çarp 400 milyar ile 100 milyarı ? Eder sana toplamda 40.000.000.000.000.000 gezegen !!! Sanırım zııttıtıtıtriiyon diye okunuyor .Hiç kafanızı zorlamayın. Gözünüzü kapatıp dünyadaki bütün okyanus sahillerini hayal edin.Kumlar gezegenler olsun.İşte dünya ordaki "tek bir kum taneciği". Kimse kusura bakmasın ama bu kadar büyük bir rakamın içinde bir tek bizim gezegenimizde yaşam olduğunu söylemek abes olur.
Güneş sisteminden başlarsak, Merkür ve Venüs çok sıcak . Mars desen, eh içlerinde en iyisi. Ama yaşam yok . Belki biz koloni kurarız . Geri kalan Jüpiter,Uranüs, Satürn falan bunlar dev gaz topları. Yani ayak basacak toprak yok. Güneş sisteminde tek bir yerde yaşam olma ihtimali var. Jüpiterin uydusu Europa . Yüzeyi tamamen buzla kaplı. Buzun altında devasa okyanuslar var. Okyanusların tabanında aktif volkanlar varmış. Eğer bu volkanlar suyu ısıtıyorsa , ki ısıtıyor , buz kabuğunun altındaki okyanusta yaşayanların olması çok muhtemel. NASA buraya bir gemi yollayıp sondajla buzu kırmak istiyor. Sonra da kamera yollayıp buzun altına bakacak. Ben umutluyum.
Peki nerede bu kadar uzaylılar ? İşte sorun orda. Ya gerçekten yoklar . Ya da biz bulamıyoruz. Öncelikle uzayda seyahata gelirsek bunu yapmamız imkansız. Güneş sisteminde yaşam olmadığı çok açık. O zaman güneş sisteminden dışarı çıkıp gezinsek ? O kadar kolay değil. Uzay o kadar o kadar, o kadar, o kadar büyük ki , ve biz o kadar yavaşız ki bunu başaramayız. Örneğin günümüz teknolojisi ile fırlatılan bir aracın Jüpitere ulaşması 8 sene alıyor. Bu aracın güneş sisteminden çıkıp en yakın yıldız takımına ulaşması ne kadar sürecek biliyor musunuz ? 25.000 (yirmibeş bin) yıl . Evet şaka gibi. Yani şu an fırlatsak, 25 bin yıl sonra en yakın yıldıza ulaşacak. Haliyle kimse hayatta olmayacak. Bu yine iyi , Samanyolu galaksisinin bir ucundan diğerine gitmeye kalksak 1.500.000 bir buçuk milyon yıl falan sürüyomuş . Bazı zekiler "eheh ışınlanmayı bulsak" falan diyor ama o da işe yaramaz. Daha hızlı olmak zorundayız. Işınlanmayı bulsak bile en yakın yıldıza ulaşmak seneler alıyor. Einstein, evrenin eğilip bükülebildiğinden bahsetmiş. Bundan hareketle yapılacak en mantıklı hareket solucan deliği adı verilen delikler açmak . Deliğin bir tarafından girince , hop diye bambaşka bir galaksiden çıkyorsunuz. Bilim kurgu filmi gibi lan. Ama olmayacak şey değil. Çünkü NASA ufak solucan delikleri açmayı başarmış.
Kısacası insan oğlunun tek yapabildiği şey "dinlemek". Evet uzayı dinliyoruz. Devasa radyo teleskopları ile 50 yıldır uzayı dinliyoruz. Dinliyoruz dediğim Samanyolu galaksisinin %1 ini anca dinleyebiliyoruz. 50 yıldır duyduğumuz tek ses "derin bir sessizlik". Sadece 1970 lerde 6 saniyeliğine çok uzak bir yıldızdan sinyal almışız o kadar . Orayı da elli yıldır en gelişmiş cihazlarla dinliyoruz ama tık yok. Sanki birileri kapıyı çalıp kaçtı.

Bu da Dünya'nın Ay'dan çekilmiş resmi. Çok güzel bir görüntü.Şimdi gelelim biraz eğlence kısmına. Amerika'nın 1970lerde Voyager isminde bir aracı uzaya fırlattığı biliniyor. Üstelik Voyager bütün gezegenler hakkında önemli bilgiler verdi. Şu anda güneş sisteminden çıkmak üzere. Düşünün 1970lerde yollandı . Anca güneş sisteminden çıkacak . İşin en komiği bu Voyager denen uzay aracının üstüne resimler var. Örneğin Kadın Erkek resimleri, Dünyanın Samanyolu galaksisindeki koordinatları falan. Hani bizi bulun diye. Ve bu Voyager seyahat ederken her saniye yaklaşık 50 dilde mesajı uzaya yolluyor .Türkçesini buldum koydum . Bunu dinleyen uzaylının vereceği tepkiyi merak ediyorum.
http://voyager.jpl.nasa.gov/spacecraft/languages/audio/turkish.au
Umarım dinleyebilmişsinizdir . Cidden bomba bir şey . Gülsemmi ağlasammı bilemedim. Tabi bu kayıt, araç uzaya fırlatılmadan 1970 lerde yüklenip yerleştirilmiş. Bir de Türk milletinin zekasını seviyorum . Bazıları diyor ki kara delik tarafından yutulursak başka bir boyuttan çıkarmışız falan . Yok canım öle bir şey . Kara delik tarafından yutulursan param parça olursun. Karadeliklerin çekim gücü o kadar kuvvetlidir ki ışığı bile emerler. Düşün artık.
Bir de Pluton meselesine gelince, bazıları plüton çok küçük o yüzden artık gezegen değil diyorlar . Ne alaka lan ? Plütonun gezegen olmamasının sebebi, güneş sistemi içinde yer alan bölüme dahil olmamasıdır.Jüpiter de çok büyük . Büyük olunca ne oluyor ? Neyse, çok yazdım. Bütün bunları nerden biliyorum ? Yan dal olarak uzay mühendisliği okudum . Yok yok. Beleşe youtube dan belgesel izledim. Merakı olanlar izlesin. National Geographic- Known Universe ( Bilinen Evren) diye dehşet bir seri. Aratırsanız türkçe dublajı bile var. Hepsini izlemeniz haftalar alır . Bölüm bölüm izleyin.